Değişim Gerekçesi ve Tıbbi Anlayış



Hastalıkların tedavisi için öncelikli reçete değişim olmalıdır. Hekim olarak hastalarım için önerdiğim ilk tedavi yöntemi budur.
Dönüp ardımıza bakmak gerekir...Ne yaptık? Hastalık nedeni yapılanlarda gizlidir. Bulun onları tek tek...Cımbızla çeker gibi çıkartın yaşamınızdan...Değişin ki yenilebilenin. "Her şey aynı kalsın ama ben daha iyi olayım" diye bir düşünce gerçeklerle bağdaşmaz.

Beslenmeden başlayalım örneğin... Önce ekmeği kesin ve ardından hamur işlerini...Un ve unlu ürünlerin diyetten çıkartılmasından hemen her hasta fayda görür. Benzer durum rafine şekerler içinde geçerlidir. Bu iki ürün grubu doğal olmayan, insanların üretimi olan gıdalardır. Doğallıktan uzaklaştıkça hasta olma oranının artacağı bellidir.  

Teorikte böyle düşünsek bile pratikte beslenme alışkanlıklarını değiştirmek pek kolay olmamaktadır. Alışkanlıklar, iki beyin hücresi  arasında akan ırmağa benzer. Alışık olunana istek ne kadar fazla ise ırmak o derece derin olacaktır. Gerçek değişim beyinde yaşanacağına göre ırmağın debisini azaltmadan ya da yatağını değiştirmeden beynin hastalıklar üzerindeki etkisini değiştirmekte olanaksızdır.

Anlaşılacağı üzere, örneğin gerçek hipertansiyon tedavisi damar gevşetici ilaçlardan öte beyin çalışma özelliklerini değiştirmekle mümkün olacaktır. Alışkanlıklardan uzaklaşmak beyin çalışma özelliklerini değiştiren-iyileştiren çok önemli bir tedavi yöntemidir. İlaçlardan mümkün olabildiğince bağımsız, hastalık yerine hasta odaklı, değişim felsefesi üzerine kurulu tıbbi tedaviler; modern tıbbi anlayışın temel özellikleri olmalıdır.

 
YORUMLAR