Temporal Bölge

Bel­lek, öğ­ren­me, duy­gu­sal den­ge ve sos­yal­leş­me ko­nu­la­rı tem­po­ral böl­ge­nin ça­lış­ma­sı so­nu­cu or­ta­ya çı­kan özel­lik­ler­dir. Bu­ra­sı de­ne­yim­le­rin ana mer­ke­zi­dir (Bel­lek böl­ge­si olan hi­po­kam­pus, temporal bölgenin içinde gömülü olarak bu­lu­nur). Bel­le­ğin gör­sel, işit­sel, duy­gu­sal gi­bi tüm özel­lik­le­ri, kom­şu­lu­ğun­da bu­lu­nan lim­bik sis­tem ya­pı­la­rı­nın da des­te­ği ile or­ta­ya çı­kar. Dolayısıyla tem­po­ral böl­ge­den ge­len bel­lek akı­mı ile dav­ra­nış­la­rı­mız şe­kil­le­nir.

Bu böl­ge­nin ça­lış­ma­sın­da çı­kan so­run­lar, bel­lek bo­zuk­lu­ğu­na yol aça­bi­lir. Ya­şan­tı­mız sü­re­sin­ce el­de edi­len ye­ni bil­gi­ler bu böl­ge­de es­ki bil­gi­ler­le har­man­la­na­rak bel­le­ğin tek­rar tek­rar iş­len­me­si­ne ve de­ğiş­me­si­ne yol açar. Tem­po­ral böl­ge so­run­lu ise bu olay ger­çek­le­şe­me­di­ğin­den bel­lek­te­ki bil­gi­ler ye­ni­le­ne­mez, sa­bit ka­lır ve ki­şi­nin sa­bit fi­kir­li ol­ma­sı­na ne­den olur. Ör­ne­ğin, tem­po­ral böl­ge, bir olay ya da bir ki­şi hak­kın­da bir za­man­lar bir ka­rar ver­miş­tir. Son­ra­dan ge­len bil­gi­ler, o olay ya da ki­şi­nin de­ğiş­ti­ği­ni be­lirt­se de; bu bil­gi­ler iş­le­ne­me­di­ğin­den es­ki düşüncesi ka­lı­cı ola­cak ve ka­ra­rı­nı ona gö­re ve­re­cek­tir.

Ko­nuş­ma di­li, in­san iliş­ki­le­ri­ni sağ­la­yan ve ge­le­ce­ğe yön ve­ren önem­li bir araç­tır. Ko­nu­şu­lan­la­rı an­la­ma, önem­se­me, için­de yer alan duy­gu­sal­lı­ğı yo­rum­la­ma, oku­duk­la­rı­mı­zın ve ye­ni bil­gi­le­rin yo­rum­la­nıp de­po­lan­ma­sı tem­po­ral böl­ge­de ger­çek­le­şir. Uy­gun söz­cük­le­ri bu­la­ma­mak, ile­ti­şi­min sağ­la­na­ma­ma­sı ve oku­ma zor­luk­la­rı bu böl­ge­nin ça­lış­ma­sın­da bo­zul­ma ol­du­ğun­da or­ta­ya çı­kar.

Duy­gu­sal den­ge, ki­şi­li­ğin özel­li­ği­dir. Gün­lük ya­şa­mın iniş ve çı­kış­la­rı, duy­gu­sal ya­pı­mı­zı et­ki­ler. İyi iş­le­yen tem­po­ral bölge, duy­gu­la­rın den­ge­li ol­ma­sı­nı sağ­lar. Bo­zuk­lu­ğun­da duy­gu du­rum ve dav­ra­nış­lar et­ki­le­nir.

İn­san yüz­le­ri­nin ta­nın­ma­sı, ko­nuş­ma to­nu­nun ayar­lan­ma­sı, ses­le­rin işi­til­me­si, mü­zik ve gör­sel öğ­ren­me­nin sağ­lan­ma­sı bu böl­ge­de ger­çek­le­şir. Sos­yal iliş­ki­ler açı­sın­dan yüz­le­ri ta­nı­mak, yüz ifa­de­le­ri­ni de­ğer­len­dir­mek, ko­nu­şu­lan­la­rın yo­ru­mu­nu yap­mak ve bun­la­ra bağ­lı ola­rak yüz mi­mik ve dil ifa­de­le­ri­mi­zi be­lir­le­mek önem­li­dir. Tem­po­ral böl­ge so­run­la­rın­da sos­yal iliş­ki­ler önem­li öl­çü­de bo­zu­la­bi­lir.

 

Temporal bölge özellikleri

  1. Konuşmayı anlama ve işleme
  2. Beyin ön bölgesiyle eşgüdümlü çalışarak belleğin sağlanması
  3. Uzun süreli bellek (hipokampus temporal bölgenin derinliklerinde yer alır)
  4. İşitsel öğrenme
  5. Görsel öğrenme
  6. Görsel ve işitsel bilgi işleme
  7. Duygusal dengenin korunması
  8. Yüzü tanımak
  9. Ses tonunu anlama
  10. Ritm
  11. Müzik

 

Temporal Bölge Duyarlılıkları Sonucu Gelişen Yakınmalar

1.         Unut­kan­lık (özellikle geçmişle ilgili bir zaman diliminin unutulması)

2.         De­ja vu (da­ha ön­ce bu­lun­ma­dı­ğı yer­le il­gi­li bu­lun­muş his­si),

3.         Ja­ma­is vu (bil­dik yer­le­ri ta­nı­ya­ma­ma),

4.         Ara ara ge­len ve ne­den­siz olan pa­nik ve kor­ku­lar,

5.         Boş­lu­ğa düş­me duy­gu­su,

6.         Ku­la­ğa ge­len ses ve ses­le­rin yo­rum­lan­ma­sı ile il­gi­li so­run­lar (çın­la­ma, hı­şır­tı, si­nek uç­ma­sı vb. ba­zen anor­mal al­gı ne­de­niy­le ses­le­rin de­ği­şik işi­til­me­si),

7.         Gör­me ile il­gi­li anor­mal­lik­ler; gör­me ala­nı­nın ke­na­rın­da göl­ge gö­rül­me­si, ci­sim­le­rin bü­yük­lük ya da şe­kil­le­ri­nin yan­lış al­gı­lan­ma­sı,

8.         Olmayan ko­kunun du­yul­ma­sı,

9.         Tat duyusunda değişikliklerin olması,

10.       De­ri üs­tün­de bö­cek ge­zi­yor his­si,

11.       Oku­ma­yı öğ­ren­me zor­lu­ğu,

12.       Son­ra­dan ge­li­şen oku­ma zor­lu­ğu,

13.       Ger­gin ki­şi­lik ha­li (ko­lay ge­li­şen öf­ke nö­bet­le­ri, si­nir­len­me, ak­lı­na ne­re­den gel­di­ği­ni bil­me­di­ği şid­det dü­şün­ce­le­ri ve bun­lar­dan do­la­yı kor­ku ve te­dir­gin­lik ya­şan­ma­sı),

14.       Ha­fif kuş­ku­cu dü­şün­ce ha­li (bu du­rum ılım­lı pa­ra­no­ya ola­rak ifa­de edi­le­bi­lir, be­nim hak­kım­da ko­nu­şu­yor­lar, ba­na gü­lü­yor­lar gi­bi... sos­yal iliş­ki­le­ri olum­suz et­ki­ler),

15.       Say­gı­sız­lık ya da de­ğer ver­me­me,

16.       Yaz­ma ya da ko­nuş­ma sı­ra­sın­da söz­cük bul­ma­da zor­luk,

17.       Duy­gu­sal den­ge­siz­lik,

18.       Di­ni dü­şün­ce­ler­de ar­tış, sü­rek­li iba­det et­me, me­ta­fi­zik ko­nu­la­rı­na aşı­rı il­gi,

19.       Baş ağ­rı­la­rı,

20.       Mi­de ağ­rı­la­rı,

21.       Aşı­rı ya­zı yaz­ma,

Ay­rı­ca, ço­cuk­lar­da gö­rü­len ve öğ­ren­me zor­luk­la­rı için­de yer alan dis­lek­si, işit­me du­yu­su­nu de­ğer­len­dir­me zor­lu­ğu, ko­nuş­ma bo­zuk­luk­la­rı, dis­prak­si, dis­gra­fi, dis­kal­ku­li gi­bi du­rum­lar bey­nin ön, tem­po­ral ve par­ye­tal bö­lüm­le­ri­nin bir­lik­te oluş­tur­du­ğu ça­lış­ma bo­zuk­luk­la­rı so­nu­cun­da ge­li­şir. Bu tab­lo­la­ra sık­lık­la dik­kat ek­sik­li­ği­nin eş­lik et­ti­ği gö­rü­lür.

 

Temporal Bölge Duyarlılığı Örnekleri

1. Örnek:

 Si­nir­le­nen ka­dın mut­fa­ğa ko­şu­yor. Çek­me­ce­den eli­ne ilk ge­len bı­ça­ğı alıp kar­nı­na sap­lı­yor. Son­ra bir da­ha!  Aşı­rı si­ni­rin et­ki­siy­le sal­gı­la­nan hor­mon­la­rın uyuş­tur­du­ğu bey­ni, kar­nın­dan yük­se­len acı­la­rı his­set­tir­mi­yor.

Ga­ze­te­le­rin 3. say­fa­la­rın­da sık­ça gör­me­ye alış­tı­ğı­mız bu cinnet ha­berlerini kanıksar olduk. Ne­den in­san­lar bu ha­le ge­li­yor?

10 yıl ön­ce ça­buk si­nir­len­me ve ta­ham­mül­süz­lük baş­la­mış. Si­nir­le­ni­yor ama ça­buk ya­tı­şı­yor­muş. Son 5 yıl­dır unut­kan­lık ve uy­ku­ya dal­ma­da zor­luk ol­muş. Onu si­nir­len­di­ren ko­ca­sıy­mış. Çok kav­ga edi­yor­lar­mış. Ev­li­li­ği­nin ilk yıl­la­rı de­fa­lar­ca ko­ca­sın­dan da­yak ye­miş. Hep ka­fa­sı­na vu­rur­muş. Ço­cuk­lar bü­yü­dük­çe döv­me­ler azalmış ancak ken­di­sin­de or­ta­ya çı­kan aşı­rı si­nir ne­de­niy­le hiç ge­çi­ne­mez ol­muş­lar. Son yıl­lar­da ko­ca­sı­na sal­dır­mak is­te­miş, gü­cü yet­me­yin­ce ço­cuk­la­rı­nı döv­me­ye baş­la­mış. Ev­de du­ra­maz ol­muş. Sık sık ne­fe­si da­ra­lı­yor, ter­li­yor, çar­pın­tı ve gö­ğüs ağ­rı­la­rı olu­yor­muş. Bir­kaç kez dok­to­ra git­miş­ler. Ve­ri­len ilaç­lar onu uyut­muş, dü­zen­li kul­la­na­ma­mış.

Son ay­lar­da eşiy­le tar­tış­tık­tan son­ra eş­ya­la­rı kı­rıp dök­me­ye baş­la­mış. Son ay için­de de şid­de­ti ken­di­ne yö­nelt­miş.

An­ne­sin­de, ba­ba­sın­da, 5 kar­de­şin­de ve ak­ra­ba­la­rın­da, ben­ze­ri bir olay gö­rül­me­miş. O za­man ge­ne­tik bir ha­di­se ol­ma­dı­ğı söy­le­ne­bi­lir. Doğum sırasında her­han­gi bir so­run ol­ma­mış. Be­bek­li­ği ve ço­cuk­lu­ğu da so­run­suz geç­miş. 18 ya­şın­da ev­len­miş. Şim­di 30 ya­şın­da ve 3 ço­cu­ğu var. Be­yin MR so­nu­cu nor­mal ola­rak ra­por edil­miş. Kan tah­lil­le­ri ve çe­ki­len EEG (be­yin gra­fi­ği) de anor­mal­lik sap­tan­ma­mış.

Be­yin ça­lış­ma­sı ile il­gi­li so­run­la­rı gös­te­ren QE­EG (be­yin ha­ri­ta­la­ma) çe­ki­min­de, şa­kak (tem­po­ral) böl­ge­lerinde 6 Hz'de sağ temporal, 7 ve 8 Hz'lerde de her iki temporal alanlarda be­yin ça­lış­ma­sıy­la il­gi­li du­yar­lı­lık­lar ol­du­ğu sap­tan­dı.

 

2.Örnek:

 Baş, boyun, sırt ve bel ağrıları olan 30 yaşındaki kadın hasta. Çok sinirli olduğunu, hiçbir şeye tahammül edemediğini, çok fazla konuştuğunu söylüyordu. 15 yıl önce istemediği bir evlilik yapmış, 5 yıl önce ayrılmıştı. Eşinden dayak yediğini, özellikle evliliğinin son yıllarında şiddetli ağrıları olduğunu, boşanmanın ardından sonraki bir yıl kendisini çok iyi hissettiğini, hiç ağrılarının olmadığını ancak son 4 yıldır giderek artan yakınmalarının ortaya çıktığını söylüyordu. Son 1 yıldır sürekli doktorlara gittiğini, birçok ilaç kullandığını ve fayda görmediğini anlatıyordu.

Hastam, kafasının temporal bölgelerine aldığı darbeler sonucu yaygın vücut ağrıları, duygusal dengesizlik, aşırı konuşma yakınmaları gelişmiştir. Çekilen beyin haritasında, sol temporal alanlarda hemen tüm frekanslarda amplütüd artışı gözlende de özellikle 1-6 ve 13-15 Hz dalga boylarında belirgin bozukluklar saptanmıştır.

3. Örnek: Evli, 3 çocuk annesi hastam; baş ağrısı, sinirlilik hali, sabah yorgun uyanma-uykusunu alamama, mide ağrısı, tat ve koku almada zorluk, baş dönmesi ve gözlerde kararma yakınmalarıyla geldi. 8 yıldır evli olduğunu, yakınmalarının son 3 yıl içinde ortaya çıktığını ve giderek arttığını, evliliğinin ilk yıllarında eşinden şiddet gördüğünü söylüyordu. QEEG raporunda sağ 4 ve 5 Hz'de daha belirgin olmak üzere amplütüd artışıyla giden duyarlılıklar görülüyor. Ayrıca 7 Hz'den itibaren genel ve ılımlı amplütüd artışı söz konusudur.

4. Örnek: 25 yaşında erkek hastam. Askerden geldikten birkaç ay sonra çevresine karşı ilgisiz olmaya, içine kapanmaya başlamış. Sonraları işini bırakmış. Tüm gününü odasında geçiriyor, yemek istemiyor, dini kitaplar okuyormuş. Son aylarda sürekli ibadet ediyor, uyanık iken rüya görüyor, gördüğü kişilerle konuşuyormuş.

Babasından, askerde kafa darbesi alıp almadığının araştırılmasını istedim. Hastamın askerde şakak bölgesine darbe aldığı öğrenildi.

5. Örnek: Motosiklet kazası geçiren 40 yaşındaki hastam. “Ne yerdeyim, ne gökte” diyordu.

- İçinde bulunduğum boşluğu anlatamam. Sanki bu beden benim değilmiş gibi geliyor bana. Ayda birkaç kez krizler halinde başağrılarım tutuyor. Bazen cisimleri olduğundan daha küçük görüyorum, bardak dibinden bakıyorum sanki dünyaya.


 
YORUMLAR
SORULAR-CEVAPLAR
Sorular Cevaplar

Dr. Güçlü Ildız'a soru sormak ve diğer soru cevapları okumak için tıklayınız.

BEYİN TESTLERİ

Çocuk ve yetişkinler için testlerimize katılın.

Beyin testleri
VİDEOLAR
Video ve Sunumlar

Dr Güçlü Ildız ve diğer hekim-bilim insanlarına ait video ve sunumlar

MAKALELER
Makaleler
Dr Güçlü Ildız'a ait
tüm makaleler