Nörokuantoloji

 

İnsan; görme, işitme, tat alma, koklama ve dokunma duyuları ile maddeyi algılar. 5 duyu ile dışarıdan alınan enerji dalgaları, elektrik dalgaları biçiminde beynin çalışma özelliklerine yansıtılır. Beynin içinde görüntü ya da koku duyusu yoktur. Alınan görüntü ya da kokunun dalga frekanslarına göre beyinde önceden belleğe kayıtlı frekansların karşılaştırılması sonucunda duyu algısı ortaya çıkar.

Görüldüğü gibi beynin çalışma özellikleri tamamen enerji temelinde oluşur. Beyin, çevremizde var olan enerji çeşitliliğini 5 duyu ile madde olarak algılamamızı sağlar. Haliyle madde algısını yaratan beyindir. 

Einstein’in İzafiyet Kuramına göre madde, enerjinin bir beliriş biçimidir. Madde, insana göre beynin yarattığı “göreceli” bir kavramdır. Aslolan enerjidir.

Evrende bulunan tüm varlıkların (maddelerin) temeli atomlardan oluşmuştur. Atomaltı (atomun içinde bulunan) yapının özü, insan beyni tarafından madde olarak algılanamaz. Atomaltı yapılar enerjidir. Dolayısıyla içinde yer aldığımız tüm evren bir enerji okyanusudur. İnsan beyni, enerji okyanusu içindeki atomik ögeleri göreceli olarak, kendine göre “madde” olarak yorumlar.

Atomaltı enerji öğeleri olan kuarklar, stringler ve daha alt yapılar madde değildir. Kuantum fiziğine göre soyut, kuramsal ve düşünseldir. Atomaltı ve atomla ilgili tüm evrensel enerji öğeleri bir bütünü yansıtır. Herhangi bir yapının parçası olmayıp, yapının kendisidir. Diğer bir deyişle, evreni oluşturan enerji, tüm özelliklerini atomaltı yapılarda birebir gösterir.

Kuantum Fizikçi Wolf, kitabında şöyle yazıyor1:

"Sizin şu anda ‘ben’ derken kastettiğinizle, her bir varlığın ‘ben’ derken kastettiği aynı şeydir…

Çok sayıda algılayıcı (insan beyni) olmasına rağmen, evrende tek bir akıl ya da tek bir bilinç vardır. Evrenin herhangi bir yerinde birbirinden bağımsız iki ayrı bilinç mevcut olamaz… Dolayısıyla,  ‘ben’ derken kastettiğiniz bir hayaldir, yanılsamadır; ancak, gerçek; evrensel tek’dir.

Evrende ‘tek bir akıl’dan başka birşey olamaz.”

Nöropsikiyatrist olan Pribram, beyin ön bölgesi ve limbik sistem araştırmalarıyla tanılır. Daha sonra fizikçi Bohm tarafından geliştirilen Holonomic Beyin Kuramı’nı açıklamıştır. Buna göre2Beyin; zaman ve mekanın ötesinde, başka bir boyuttan gelen enerjinin gördüğümüz yapılara dönüştürücüsüdür. Holografik yapıda olan evren, farkedilince parçacık (madde) özelliği gösteren dalgalar ve frekanslar okyanusundan oluşmaktadır. Beyin bir dalga ve frekans çözücüdür. Holografik olarak evrensel tek’den aldığı güç doğrultusunda dalga ve frekansları çözer.”

Hologram sistemi, bir varlığın tüm özelliklerinin birden çok varlıkta bulunmasını açıklar. Örnegin, sonsuz sayıda aynalarla dolu bir ortamda bulunan bir cisim, ayna sayısı kadar varlığını çeşitlendirir. Evrenimizde bulunan tüm varlıklar, bir ana varlığın hayalinden başka bir şey değildir.

Astrofizikçi Stephen Hawking, beynimizde hiçbir şeyin bir bütünden bağımsız gerçekleşemeyeceğini söylüyor.

Düşünsel ve soyut olan atomaltı yapıları, tüm varlığın “özde bir” olan yapısını bire bir yansıtan “mikroevren”dir. Düşünme gücüyle diğer varlıklardan ayrılan insan beyni, sahip olduğu bu değer nedeniyle kutsaldır.  Çünkü evrensel bilinç ya da özde bir yapı, ancak ve ancak düşünülebildiği zaman “var” olur. Düşünce gücü olmayan varlığın yanında evrensel bilincin anlamı olmaz.

Evrensel bilincin eseri olan varlık da bilinç sahibidir. Kum tanesinin, arabanızın, besin maddelerinin bile bir bilinci vardır. Cansız olarak ifade edilen birimler statik, canlı varlıklar ise dinamik bilinç sahibidir.

McFadden’in açıkladığı CEMI teorisine göre beyin hücrelerinin ürettiği dalgalarla beyin kabuğunda dinamik bir “manyetik bilinç alanı” oluşur3

Hayvanlarda bulunan bilinç düzeyi yarı dinamiktir. İçsel bilinç beslenmesi, düşünce olmadan içgüdülerle;  dışsal bilinç beslenmesi, diğer varlıkların etkileriyle oluşur.

Beyin, yarattığı manyetik enerji alanını madde olarak 5 duyu ile algılatmaz. Sadece hissettirir. Bu his insanda 6.duyu, ruh, vb. kavramlarla adlandırılmıştır.

İnsanda düşüncenin bilinç üzerine belirgin etkisi vardır. Akıl ve kişilik özelliklerinin gelişim yeri olan beyin ön bölgesi, düşünce üretiminde başat rolü oynar. İnsanların sahip oldukları bilinç düzeyi, düşünce gücünü kullanabilme kapasitesi kadardır.

Dinamik bilinç sahibi olan insan, üretimi olan düşünce gücüyle çevresini etkiler. Burada önemli olan düşüncenin niteliğidir.

Hayvanlarda belleğin oluşturduğu otomatik içgüdüler, gelişmemiş olan beyin ön bölgesini doğrudan geçerek manyetik bilinç alanına yüklenir. Bunun sonucu olarak yarı dinamik bilinç kapasiteleri tek yönlü beslenir.

Hayvan bilinci tamamen “bedensel doyuma ulaşma” üzerine kuruludur. Yemek, içmek, çiftleşmek, uyumak, sahip olmak, çıkarı için yaşamak ve gerektiğinde öldürmek üzerine kurulu olan bilinç; negatif enerjilidir.

İnsan, bedensel doyuma ulaşma içgüdüsüne düşünce gücünü de ekleyerek çok daha fazla negatif enerjiyi manyetik bilinç alanına yükleyebilir. Sonuçta ortaya çıkan “negatif enerjiyle güçlendirilmiş benlik gücü” holografik olarak tüm bedenimizde, hücrelerin yapı taşı atomların ve onların atomaltı enerji birimlerinde, hissedilecektir. 

Düşünce gücüyle dinamik bir bilinç alanına sahip olan insan, bedensel özellikleri yönüyle bir hayvandır. Bilinç-beden terazisinde baskın olan taraf, insanda hastalıkların gelişimini belirleyen temel gösterge konumundadır.

Bozulmamış doğal ortamında yaşayan hayvanlarda; insanlarda görülen kanser, şeker hastalığı, yüksek kan basıncı gibi kronik hastalıklar gözlenmez. O halde insan, sahip olduğu dinamik bilinç alanının bineği olan “hayvansal” bedeni tamamen doğal ortamda, doğal besinlerle beslenerek sağlıklı tutabilir.

İnsan; dinamik bilinç alanını, evrensel özde bir özelliğine uygun düşüncelerle besleyerek varlığının hakkını verebilir ve bu sayede bedensel sağlığını daha da güçlendirebilir.

 

Ahmed Hulusi'den Nörokuantoloji Notları→


 

Öneriler:

Kuantumbeyin

Tekin Seyri (online kitap) Ahmed Hulusi

Dr Sinan Canan

 



1. Profesör Fred Alan Wolf’un “SPIRITUAL UNIVERSE: Kuantum Fiziğine Göre Ruhun Kanıtı. Bir Fizikçinin Ruh, Can, Madde ve Nefse Bakışı” isimli kitabından…  

2. Karl H. Pribram, "The Implicate Brain", in B. J. Hiley and F. David Peat, (eds) Quantum Implications: Essays in Honour of David Bohm, Routledge, 1987

3. Journal of Consciousness Studies, 9, No. 8, 2002, pp. 45–60

 

 

 
YORUMLAR
SORULAR-CEVAPLAR
Sorular Cevaplar

Dr. Güçlü Ildız'a soru sormak ve diğer soru cevapları okumak için tıklayınız.

BEYİN TESTLERİ

Çocuk ve yetişkinler için testlerimize katılın.

Beyin testleri
VİDEOLAR
Video ve Sunumlar

Dr Güçlü Ildız ve diğer hekim-bilim insanlarına ait video ve sunumlar

MAKALELER
Makaleler
Dr Güçlü Ildız'a ait
tüm makaleler